Kronik Yorgunluk Sendromuna İyi Gelen Besinler

Günlük tempo kronik yorgunluk sendromunu artırmakta. Birçok kişide sıklıkla görülen kronik yorgunluk sendromu nedir? Glutatyon tedavisi nedir? Kronik yorgunluk sendromuna iyi gelen besinler neler? Sizin için araştırdık…

Günlük akıştaki tempo genelde farkında olmasak ta, bizi bir yorgunluk döngüsünün içine sürükler. Bu durum kronik yorgunluk sendromu olarak adlandırılır. Yaşam kalitesini oldukça etkileyen bu durumdan, tükettiğiniz besinlerle kurtulmak mümkün. Peki kronik yorgunluk sendromuna iyi gelen besinler neler? Glutatyon tedavisi nedir? Sizin için araştırdık…

Vücudun günlük tepkilere verdiği en büyük reaksiyonun kronik yorgunluk sendromu olduğunu dile getiren Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Doç. Dr. Didem Sezgin Özcan, yaşam kalitesini oldukça etkileyen bu durumdan kurtulmak için önerilerde bulundu. 

YORGUNLUĞU ORTADAN KALDIRAN BESİNLER 

Son dönemlerde adını sık sık duyduğumuz glutatyon tedavisine dair merak edilenleri cevaplayan Doç. Dr. Didem Sezgin Özcan, glutatyonun tüm hücrelerde doğal olarak üretilen ve 3 tane aminoasidin birleşmesiyle oluşan çok güçlü bir antioksidan olduğunu dile getirerek, Vücudumuzda aslında hem kendi hücrelerimizde üretilen hem de dışardan takviye olarak alınabilen çok çeşitli antioksidanlar mevcut. Fakat kendi hücrelerimizde sentezlenen glutatyonun bunlar arasındaki en önemli antioksidan olduğunu söyleyebiliriz. Vücudumuzda hücresel düzeyde besinlerin oksijenle yakılması ve çeşitli metabolik işlemler sonucu serbest radikaller oluşur. Antioksidanların görevi, hücrelerde açığa çıkan serbest radikalleri etkisiz hale getirmek ve oluşturabileceği hasarı engellemektir. Hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerin sağlıklı bir şekilde çalışması için vücudumuzda ihtiyacı karşılayacak düzeyde antioksidan bulunması gerekir’ dedi. 

SOFRALARIN VAZGEÇİLMEZLERİ ET, SARIMSAK, SOĞAN VE MAYDANOZ 

Vücudunun sık sık glutatyon sentezlediğine dikkat çeken Özcan, ‘Vücudumuzda doğal olarak üretilen glutatyon miktarı yaşlanma ile azalır. Özellikle serbest radikal üretiminde artışa neden olan iç ve dış faktörler nedeniyle ihtiyacın arttığı durumlarda da yetersiz hale gelebilir. Glutatyon seviyesinde azalmaya neden olan durumlara örnek olarak stres, kötü beslenme, alkol, sigara, ilaçlar, toksik maddeler, ağır metaller, uyku bozukluğu, otoimmün hastalıklar ve romatizmal hastalıklar gibi kronik hastalıkları sayabiliriz. Hasarlı hücreler yaşlanmanın, hastalıkların ve tümöral oluşumların kapısını açar. Glutatyon seviyesini arttırmada sentez için gerekli olan aminoasitlerden zengin bir beslenme öneriyoruz. Ayrıca glutatyon ve çeşitli mineral ve vitaminleri içeren besin takviyelerinden de faydalanabiliriz. Bu anlamda et, yumurta ve balık gibi hayvansal kaynaklı besinlerin yanı sıra; özellikle kükürt içeren sarımsak, soğan, brokoli, lahana, su teresi, karnabahar gibi sebzeler diyetimizde yer almalıdır. Folat, biotin, B6 ve B12 vitaminlerini içeren karaciğer, ıspanak, Brüksel lahanası, fındık, mercimek, kuşkonmaz, avokado, börülce ve maydanoz gibi besinler de tüketilmelidir. Yine kurkumin içeren zerdeçal, selenyum, N- asetil sistein, alfa lipoik asit, magnezyum, çinko, C ve E vitaminleri de glutatyon seviyelerini arttırmada bize destek sağlar. Bunların yanı sıra düzenli yapılan aerobik egzersizin de glutatyon seviyelerini arttırmada olumlu etkisi bulunur’ şeklinde konuştu. 

kronik yorgunluk sendromu

KRONİK YORGUNLUKTA EN ETKİLİ YOL DAMARDAN GLUTATYON TAKVİYESİ

Bazı durumlarda direk müdahalenin önemli olduğunu belirten Özcan, bu durumlarda glutatyon takviyelerinin oral ya da damar yoluyla da alınabildiğinin altını çizerek, ‘Oral formdaki takviyelerden lipozomal glutatyon formu haricindekilerin, midede sindirime uğradığı için emilimi yeterli olmamaktadır. Genel olarak vücuttaki glutatyonu arttırmanın ve aktif kullanılmasını sağlamanın en etkili yolunun glutatyonu damar yoluyla almak olduğunu söyleyebiliriz. Damardan yapılan glutatyon uygulamaları, genellikle haftada bir seans olmak üzere toplam 5 uygulama şeklinde yapılır. Glutatyon tek başına uygulandığında her 1 seans 10-15 dakika kadar sürmektedir. Fakat C vitamini ya da alfa lipoik asit ile kombine halde uygulanacaksa uygulama süresi artış gösterir’ açıklamasında bulundu. 

VÜCUDU TOKSİNLERDEN ARINDIRI 

Glutatyon uygulamasının hangi hastalıkların tedavisinde kullanıldığı sorusuna değine Doç. Dr. Sezgin Özcan, damardan glutatyon uygulamasının önerildiği hastalıkları sıraladı, ‘Sağlıklı kalmak, hastalıklardan korunmak, yaşlanmayı yavaşlatmak, hasarlı hücreleri onarmak, bağışıklığı güçlendirmek, enflamasyonu kontrol etmek, ağır metal ve toksinleri etkisiz hale getirip atabilmek için glutatyonun vücudumuzda yeterli düzeyde tutulması gerekir. Glutatyon seviyelerinin arttırılması vücut enerjisinin ve kas performansının artmasını sağlar. Eklem ve kaslarda oluşan ağrıları azaltır. İnsülin direncini azaltır ve karaciğer yağlanmasında tedaviyi kolaylaştırır. Uyku kalitesini arttırır, zihinsel odaklanmayı sağlar. Glutatyon uygulamalarının kronik yorgunluk sendromu, depresyon, fibromiyalji, iltihaplı romatizmal hastalıklar (romatoid artrit, ankilozan spondilit, vb.),ağır metal ve toksik yüklenmeler, Parkinson ve Alzheimer gibi dejeneratif nörolojik hastalıklar, insülin direnci ve diyabet, sporcu desteği olarak, kanser tedavisi sonrası destek tedavisi ve çeşitli cilt hastalıklarında olduğu gibi yaygın bir kullanım alanı mevcuttur’ dedi. 

GLUTATYON TEDAVİSİ NEDİR?

-Son dönemlerde sıkça duyulan glutatyon, vücutta biriken toksik maddeleri etkisiz hale getiren güçlü bir antioksidandır. Sağlıklı olmak ve vücudu korumak için oldukça önemli bir moleküllerdir. 

-Tüketilen sigara ve alkolün vücutta yarattığı deformasyonu önlemede oldukça etkilidir. 

-Yaş ilerledikçe ortaya çıkmaya başlayan, damar hastalıkları, kanser, bunama gibi kronik hastalıkların oluşumunda serbest radikallerin etkisi oldukça yüksektir. Buna karşın glutatyon tedavisi bu kronik hastalıkların oluşmasını önlemede oldukça etkilidir. 

-Oldukça güçlü detoks etkisi olan glutatyon, dokularda biriken oksijeni dağıtır ve zararlı etkilere karşı koruma sağlar. Bağışıklık sistemini korur ve güçlendirir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir